15 Aralık 2014 Pazartesi

Aşktan Yana Söz Duyunca Ben Hep Seni Düşünürüm...


Yolda yürürken siz ne düşünüyorsunuz? Ayaklarınız gideceği yere ezbere bilirken, kafanızı kaldırıp çevreye göz atma gereği bile duymadan, başınız önde yürürken sahi siz ne düşünüyorsunuz?
Geçmişe takılıp kalanlardan değilim aslında ama ben hep yaşadıklarımı düşünürüm. Başıma gelen şeyleri, geçmişte kalan insanların bana zamanında ne üzüntüler yaşattıklarını, şimdi ise varlıklarının ya da yokluklarının hiç bir şey hissettirmemesini... Al işte sana bir mutluluk sebebi :)
Hayatlarımızdan neler gelip geçiyor değil mi, ne insanlar, ne aşklar, ne duygular. Ama bitiyor sonunda. İyi olanda bitiyor kötü olanda. Demem o ki; bir şeyin başlaması ya da bitmesi bize göre değişmiyor, biz belirlemiyoruz yani. Her şey hazır sadece yaşanılmayı bekliyor, sırası ve zamanı gelince.
 Ama gel gör ki insan kendine söz geçiremiyor her zaman. Şimdi mantıklı düşünmeli, aşk acısı çekmemeli yada ne bileyim onu özlememeliyim, eski günleri anmamalıyım falan diyemiyorsun işte. 
Özlüyorsun... 
Bir şarkı dinliyorsun mesela, hemen geliyor aklına o şarkının onun kulağına fısıldadığın ilk şarkı olduğu... 
Yolda bir çift görüyorsun mesela, adam sevgilisine öyle bir sarılmış ki tıpkı onun sana sarıldığı gibi. Sıkıyorsa gelmesin aklına, sıkıyorsa unut işte.
Evet, tamam, kabul sevmediğim, istemediğim doğru ama ben yaşadığım o duyguları bir daha yaşamak istiyorum. Bu sefer kişiye değil duygularıma, yaşadıklarımın bende hissettirdiklerine takılmış durumdayım. Bu şekilde eksik hissediyorum kendimi. Yarım yamalak süregiden bir yaşam gibi. Amacı yok gibi.
Aşkın yorgunluğu benzemiyor hiç bir şeye. Ne çivi çiviyi söküyor, ne acının üstüne gitmek çözüyor sorunları. Hatta daha çok sığınıyor insan geçmişine, eskimiş duygularına. Her yanılgıda pes ediyor insan, hayal kırıklıkları büyüyüp çığ gibi düşüyor insanın üstüne. Ne kadar zaman geçerse geçsin ilk nerde yaşadıysan aşkı, dönüp dolaşıp gidip oraya sığınıyorsun işte. 
Yarım kalanlara rağmen diye bir şarkı vardı, onun sözleri o kadar anlamlı ki. Her seferinde yarım kaldığını zannediyorsun ama bir bakıyorsun ki eksilmeye devam ediyorsun devamlı. Kendinden beklemiyor aslında insan bu kadar sabrı, gücü, dayanıklılığı. Ama tükenmiyor insan, ne tuhaf. 
Ama insan umutlarını yitirmemeli. Yoksa yaşanmaz ki. Ben yaşayamam sanırım. Her seferinde insan nasıl ayağa kalkar yoksa düştüğü yerden. 
Bazen yeni bir şeye adım atma cesareti bulurum kendimde. Ah o duygu ne güzeldir, ne heyecanlı... Çabalarım, hislerimi ortaya koyarım, umut ederim ve beklerim. Beklerim ki bu sefer olsun, bu sefer geçmişi silip atacak, hayatımda önemli olacak şeyler olsun, önemli hisler yaşansın, önemli insanlar olsun. Akşam yemeğini yiyip yemediğini merak ettiğim bir insan olsun mesela. Ya da ellerinin kokusu ellerime sinen bir insan... Ama olmaz. Sebebi çoğu zaman saçma olur ama yine de olmaz. Hayallerim yine yıkılır. Sonra yine baştan başlarım bu oyuna. Mesela biri vardı, öyle bir bakışı var ki sanki kalbimi görecek  de anlayacak ne hissettiğimi, ne düşündüğümü. Sesi vardı her an duymayı isteyebileceğim, Hayat onunla güzel olur diyebileceğim. Yanında olduğumda huzurlu hissettiğim, gücüyle gücüme güç katabileceğimi düşündüğüm. Ama gel gör ki sadece düşündüm. Belki biraz sesli düşündüm. Ne yazık ki her insanla hayal kurulmuyor, amaçlar uymuyor, çay bile içilmiyor. Halbuki ben her sabah kahvaltı da deli gibi çay içebileceğim birini isterim. İşte sonuç döndük sıfır noktasına. 
Ertelendi umutlarım yine. Üzüldüm mü? Hayır demeyeceğim. Hayal kırıklığından midem bulandı artık. Çok üzülmesem de çok küfür ettiğimi saklamayacağım. 
Sonra yine aklıma geçmiş geldi. Ne zaman hayallerim yıkılsa o geliyor aklıma. Ne zaman biri aşkından, mutluluğundan, hayallerinden, planlarından bahsetse o gelir aklıma. Ne zaman gelinlik görsem mesela. Ne zaman yüzük görsem... Safça kurduğum hayallerim gelir aklıma. 
Ben her mutsuzluğumda onu düşünürüm. Yıkılan her hayalimde. Gökyüzüne her baktığımda.
Yani kısaca, o çok sevdiğim şarkının sözleri gibi; Aşktan yana söz duyunca ben hep seni düşünürüm... 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder