21 Kasım 2013 Perşembe

Yaşıyorum hala...

Gözlerimi açtığımda güneş doğmuştu. Yıllardır uyuyorum sandım önce ama geç düştü jeton meğer uyuyalı sadece iki saat olmuş. Ne ara girdim yatağa ne ara uyudum hiç hatırlamıyorum. Ama üstümün ve yastığımın sırılsıklam olmasından anlıyorum ki baya kabuslu, ağlamalı bir gece geçirmişim. -hala aramamış- yerler cam kırıklarıyla dolu. Kolyem de yok. Allah kahretsin, koparmışım! Resmimizin olduğu mavi çerçeve yerde paramparça duruyor öyle. -hala mesaj yok- gözlerimde şişmiş. İnsan bir merak eder bir arar sorar ısrar eder be. Bu kadar mı meraklıydın ayrılmaya. Sen istesen bile bırakmam seni, çıkarmam o yüzüğü diyen kimdi. İlk fırsatta aldık boyumuzun ölçüsünü. Akşama başkasını bulursa şaşırmam yani o kadarım şuan. İnsan bir ayrılmayalım, olmaz öyle şey falan der ya! Tamam, der. Hemen taşınıyorum oraya, en kısa zaman da takarız nişan yüzüklerimizi herşey girer yoluna der, Lanet olsun senin sözlerine de, sana da, aşkına da... Sen bile böyle yaparsan başkaları bana neler yapmaz. Sıçtın evlilik planlarımızın içine, hatta ağzıma da! Kaldım piç gibi ortada. sevmekten mi korktun? Yoksa annenin sıcacık kollarından ayrılmaktan mı? Niye söz verdin o zaman dümbük! Olan bana oldu gene... Kafamda ki düşünceleri henüz susturmuştum ki hayatın devam ettiğini farkettim. İnsan ölmüyormuş meğer ben bitkisel hayata falan girerim sanıyordum. Evlenmesekte olurmuş yani, başkasına da aşık olup onunla da hayaller kurabilirmişim. Ama yine de şu içimde bıraktığın ukte var ya, o güven eksikliği, yarım bırakılmış, kandırılmışlık hissi işte o çok kötü oldu. ha bundan sonra ne olur. Her şarkıda hatırlarım önce, herşeyi sana bağlarım, zır zır ağlarım sayarım söverim, gece rüyamda görürüm ara sıra ama sonra ne olur biliyor musun? Elin teninde de devam eder hayat, ben yine aşık olurum... Olur da ara sıra aklına gelirsem, için sızlarsa korkma çok, bak ben bile yaşıyorum hala...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder