Eskiden Anneler Günü olduğunda elimdeki 3-5 kuruş parayla anneme en iyi hediyeyi seçmek için bakmadığım yer kalmazdı. Bazen reklamlarda görürdüm çocuklar annelerine kendilerini hediye ederlerdi. Sana hediye alamadım kendimi getirdim, diyen çocuklar. Anneleri sanki o dünyanın en güzel hediyesiymiş gibi sarılırdı onlara, ne saçma...
Benim bunu söylemeye cesaretim olmadı hiç. Çünkü annem özel günlerde hediye beklerdi. Hediyesiz gidince ince ince laf sokardı, sonra dayanamaz olmayan paramla alamadığım hediyeleri neden almadığını, onu anne yerine koymadığımı, babamdan, abimden, benden ne kadar nefret ettiğini bağırırdı suratıma suratıma. Sırf o lafları duymamak için kendimi hediye edemedim anneme. Saçma sapan bir şey bile olsa alır paketler götürürdüm. Ama beğenmezdi ben kullanırdım o hediye her ne ise. O hediyelerin arasında bir de hasırcıdan aldığım hasır sepetti. 5 liraya almıştım. Hiç kullanmadı, içine çiçek koyarız, demiştim. Tabi ki koymadı. Hep bir şeyler bekledi benden. Kendince beklentilere girdi sonra ben yapamayınca bağırdı, kızdı, kırdı, yıktı bazende vurdu...Ona kırçiçekleri götürmek isterdim oysa ben. Papatyadan taç da yapardım belki isteseydi. Kilden heykel yapardım. Taşları boyardım, şarkı söylerdim alkışlayacağını bilsem, kek yapardım. Ama istemedi bunları, yapmaya çalıştığımda da bakmadı, görmedi beni hiç.. Küçük kızından büyük şeyler bekledi hep ama küçük kızı hiç birini yapamadı. Sonra bana kızdı, babama kızdı. Her şeyi kırdı, en çok da kalbimi...
Gel kızım sana kocaman sarılayım, demedi hiç. Çekil şurdan dedi, tepeme çık istersen dedi, senin neyini seveyim babası kılıklı dedi, ikinizden de nefret ediyorum dedi... Kalbime dokunsun isterdim oysa ben, saçlarımı okşasın, sırf onun çocuğu olduğum için sevsin, bana sen dünyanın en güzel hediyesisin desin isterdim... Kapıyı açtığında gülümsesin isterdim mesela. Babamı sevdiğini söylesin, abimle ikimizi iyi ki doğurduğunu söylesin isterdim. Ama o hep keşke siz olmasaydınız derdi. Siz olmasaydınız daha mutlu olurdum, hayatımı yaşardım, derdi. Onun hayatını engellediğim için, onun mutsuz olmasına neden olduğum için hep kızdım kendime.
Benim annem mi çok realist yoksa sizin anneniz çok mu duygusaldı? Siz annenize benim yaptığımdan farklı ne yaptınız ki kendinizi bu kadar sevdirdiniz?
Şimdi 23 yaşındayım. Aslında hem çok büyüğüm hem de daha çok küçük... Hala gücümün yetmediği şeyler var. Hala yalnız yapamadığım şeyler var, akşam yemeğini tek başıma yemek gibi. Tadı yok hiç bir şeyin son zamanlarda. Çayın bile. Köpürterek koyuyorum hep çayı, sırf annem nefret ediyor diye. Duş aldıktan sonra banyoyu hemen temizlemiyorum, sırf sinirlen diye (ki görmüyorsun)... Ortalık hep dağınık, balkona dökülen begonvil yapraklarını temizlemiyorum, görseydi delirirdi şimdi diyorum. Ağaca kızar, babama kızar, bana kızar, ağacın dibine çamaşır suyu dökerdin. Ama o ağaç yine kurumazdı. Tıpkı bana her vurduğunda 'acımadı ki' dediğim gibi...
Annem çok sevinecek deyip ona çiçek toplayan yada şeker alan çocuklardan olamadım hiç. Benim annem bunu beğenmezki, derdim hep. O yüzden sana yakışan bir kız çocuğu olamadım anne. Hani anlatırdın ya ' senin doğumun zor oldu, kordonun boynuna dolanmıştı, yüzün mosmordu ölür diye bekledik' diye; sonra da keşke o zaman ölseydin derdin hatırladın mı? İşte ilk kez haklısın...
Şimdi zaman tırnaklarını etime saplayarak geçiyor daha doğrusu geçmiyor, ne saniyeler, ne saatler...
Eskileri kurcalarken elime ilkokul defterlerim geçti. Akşam haberlerini izlerken 'evin masum kızı pelin' diye başlayan hikayeler yazmışım ilkokul defterlerimin arkasına. Şimdilerde saatin 19.00 oluşunu, babamın işten gelişini, abimin futboldan terli terli içeri girişini, senin de dünyanın en güzel yemeklerini yapışını özlüyorum sadece.
Bu anneler gününde evin masum kızı pelin annesine hediye almadı üstelik kutlamadı bile. Annesi neler hayal etmişti kim bilir ama olmadı işte. Güzel çocuk olamadı pelin. Kim bilir belki de güzel çocuk olmanın, akıllı olmanın, anneye doğru hediyeler seçmenin sırrını çözememiştir hala. Belki de annesi yerine sokakta yavrularını emziren kediye süt vermiştir evin masum kızı pelin... Kedi beğenmiş midir sütü anne, sen olsan beğenir miydin?
Eğer istersen anne minik bir kız çocuğun kine benzeyen bir yüreğim var sevgi dolu, minicik ellerim var, minik de bir burnum var dayımınkine benzeyen... Ama keşke o gün ölseydin diyorsan hala, üzgünüm anne... Daha anne olacağım, annesinin vermediği sevgiyi çocuklarına vermek için yaşayan bir anne...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder