31 Ekim 2013 Perşembe

Sen bu mektubu okurken ben kimbilir hangi cehennemde olacağım... Yas tutmamaya yemin ederek gidiyorum. Kurduğumuz hayallerin hepsini buruşturup çöpe atıyorum ve hiç bir şey yaşamamışız gibi defolup gidiyorum.. Ve ben bunu şimdi yapamazsam bir daha hiç yapamayacağım biliyorum... Beni affetme sevgilim.
Rüyaydı diyorum her şey. Ama uyanma vakti gelmişti çoktan. Ben sadece uykudan uyanıp, rüyamı gerçeğe dönüştürme peşindeydim. Olmadı... Ama uyandık bir kere !
Şimdi gitme vakti sevgilim. Kalplerimiz kırılmadan, gurur bizi mahvetmeden gitmeliyim..
Ama her gece bakıyorum yıldızlara, çimlere uzanıp, karlarda yuvarlanıp sonra saatlerce gökyüzüne aşkımızı anlattığımız günlerde ki gibi... Aldığın kitapları hala okuyorum, içinde Ankara kokusuyla... Gözlüklerimi de takıyorum merak etme. Ama dizi izlemiyorum artık hepsini bıraktım anlatacak kimse olmayınca tadı da kalmadı. Onun yerine bol bol müzik dinliyorum. Ama anlamsız olanlarından, seni hatırlatmasınlar diye... İlaçlarımı alıyorum saatinde, yemek düzenimde fena sayılmaz ama hala aynı kilodayım o ayrı. Ve itiraf etmeliyim ki, kahve sadece seninleyken keyif veriyormuş. Şimdi sadece aklıma gelirse içiyorum. Ama tatlı konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim..
Bazen bir şeyler oluyor hemen seni arayıp haber vermek istiyorum elim telefona gidiyor, sonrası malum...
Uyumadan önce iyi geceler mesajları yazıyorum uzun uzun, seni sevdiğimi söylüyorum ve öpüyorum o uykulu ağzından... Gözlerin kapanıyor... Sahi sen uyuyorsun değil mi salmadın kendini öyle değil mi? ..
Ama çok az kaldı inan... Onları da terk edeceğim, sana dair ne varsa  terk edeceğim teker teker.
Çoğunda değildi gözüm azıcık bir mutluluktu istediğim bununla bile yetinecektim halbuki ama sen bu sevgiye, aşkıma,bizim aşkımıza olan inancımı yok ettin sevgilim. Bende vazgeçtim, aşkımdan, hayallerimden, senden... Seni suçlamıyorum sevgilim ben sadece defolup gidiyorum. Yok olma zamanı sevgilim, seni, aşkımı, hayallerimi, herşeyimi terkediyorum...



26 Ekim 2013 Cumartesi

Ben küçükken etrafımda ki her şey büyüktü. Ne zaman geçiyordu ne yaşım büyüyor ne de boyum uzuyordu (gerçi hala pek uzamadı ama neyse). Kimse de beni ciddiye almıyordu zaten. Ama biz okuldan geldiğimizde annem sıcak çikolata yapıyordu bize tencere de hemde. Sadece benim annem yapabiliyor sanıyordum o zamanlar nasıl mutlu oluyordum nasıl, ama sonra anladım tabi annemin bir tane olmadığını... Kapıyı annem açardı hep biz çantaları atar dışarı çıkardık abimle. Bir gelirdik eve kir pas içinde. Bir de niyeyse hiç uykum gelmezdi benim, Allah'ım o nasıl bir enerjidir. Ben yorulduğumu hiç hatırlamıyorum, etrafımda ki her şey bana potansiyel oyuncak gibi geliyordu. O kadar güzel bir dünyam vardı ki :) Evin içi hep misafir dolardı, gece yarılarına kadar otururlardı. Konuşacak o kadar şeyi nerden buluyorlardı hiç anlamadım.Ama hep gülerdik, küçük ama güleryüzlü bir aileydik. Annem çok güzel evcilik oynardı, babamda sırtına bindirir saatlerce gezdirirdi beni. Abim ya da ben hasta olursak her istediğimizi yeme hakkımız olurdu. Annem biz uyumadan önce hep alnımızdan öperdi bizi yanaktan öpünce uykumuz kaçarmış öyle derdi. Bilsem tüm bunların bir gün biteceğini hiç ister miydim büyümeyi?

23 Ekim 2013 Çarşamba

Gittim... 
Hiç düşünmemiştim aslında gitmeyi. Nerden çıktı ki şimdi durup dururken? Ben giyeceğim gelinliği düşünüyordum daha bu sabah. Sana yapacağım acı kahveyi düşünüyordum. Ama sen neyi düşünüyordun bilmiyorum. Hayattan tek istediğim sendin halbuki. Küçük bir evdi hayalim her sabah seninle uyanılacak... Yakışıklı bir erkek çocuğuydu istediğimiz adı ege olan.. Çok mu uçmuşuz dersin. Ama gerçek olacağından o kadar emindim ki ben nasıl oldu da gittim bilmiyorum. Öleceğimi sanırdım sensiz kalırsam, nefes alamam, kalbim sıkışır, yemek bile yiyemem.. Ama yaşıyorum işte, aklıma sen gelmediğin sürece... Tek canımı yakan, kurduğumuz hayaller, yaptığımız planlar.O hayalleri kurmasaydık daha mı çabuk unuturdum seni...Sanmam. Kimbilir unuturuz belki de, aşkımızı,gülmelerimizi,ağlamalarımızı,yaptığımız delilikleri,verdiğimiz sözleri,vitrinlerde seçtiğimiz gelinlikleri,seçtiğimiz alyans modellerini..Ya da belki karşılaşırız yıllar sonra kaldığımız yerden devam eder....Öff ne diyorum ben ya!
Gece uyumadan önce düşünürüm hep ve en mantıklı şeyler bir uykudan önce bir de tuvalette geliyor insanın aklına... Dedim şu kafamda dönen tilkileri gezmeye çıkarayım biraz millet tilki görsün. O siteye gir bu siteye gir yok olmuyor da olmuyor. Bu kadar insan nasıl beceriyor anlamıyorum yok hani öyle bilgisayardan anlamayan biri de değilim ama şu blog işini anlamadım işte... Bilgisayarın ekranında minik minik sinekler yürüyor, babam karşımda kitap okuyor, önümde parçalanmış yenmeyi beklenen nar parçacıkları, telefonumun da şarjı bitti kapandı zaten, hep murat boz dinlediğim için oluyor bunlar zaten! üfle diyor çocuk napıyım yani.. Neyse şu facebooktan taciz eden dümbüğü göndereyim geleceğim!